Archive for the ‘İlginize’ Category
Güçlü hafıza için 11 öneri

Orta yaslıların nerdeyse yarısı kendilerinde bir bellek kaybı sor ununun başladığını zanneder. Hemen belirtelim! Bunların çoğu küçük ve hös unutkanlıklardır. Hayati tatlandıran ve keyif katanlar biraz da bu nükteli olaylardır!
Belleği güçlü tutmanın pek çok püf noktası, uyulması gereken çok sayıda kuralı var. Harvard Tip Okulu öğretim üyesi Dr. Horon P. Nelson zinde bir beyne sahip olmanın temel kurallarını söyle sıralıyor:
Kayıp pelerin !
Kadınlar sandığınız kadar zor değil. İşte 10 madde!

İlişkiler üzerine yazılar yazan İngiliz gazeteci, kadınların anlama şifresini yeğenini izleyerek çözdü..
KADINLARI anlamaya yıllarını veren ilişki uzmanı İngiliz gazeteci Tad Safran, 2 yaşındaki kız yeğeni Lou-Lou’yu izleyerek kadınların ne istediklerini çözdüğünü söylüyor.
İşte The Times muhabirinin gözlemleri:
1- Para yedirin! Hediyeler çok işe yarıyor!
2- Ne yapması gerektiğini kesinlikle söylemeyin!
3- Kendi sorunlarınızla sıkmayın!
4- Onları dinleyin, ne kadar uzun sürerse sürsün!
5- Sakın ağlatmayın!
6- Reddedin! Kadını görür görmez sarılmayın! Önce onu takmayın, yanından geçin, kesinlikle o sizi çağıracaktır!
7- Özür dileyin!
8- Çok basit tartışmaları asla kazanmazsınız!
9- İltifat edin! Mücevher kadar etkili!
10- Kendi haline bırakın..Yaptığı şey ne olursa olsun; yapmak istiyorsa yapsın!
Neden horluyorsunuz?

YALNIZ KOKU ALMIYOR
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Hüseyin Kadehçi, ağızdan nefes alan insanlarda bazı rahatsızlıkların ortaya çıkabileceğini söylüyor. Opr. Dr. Hüseyin Kadehçi, burnun sadece koku alma organı olmadığını, aynı zamanda solunan havayı ısıtarak, nemlendirerek ve yabancı maddeleri süzerek akciğerlere hazır hale getirdiğini söylüyor. Bunun burnun içindeki ‘radyatöre’ benzeyen sistem sayesinde gerçekleştiğini ifade eden Kadehçi, ‘Solunan hava 36.5 dereceye kadar ısıtılır, nemlendirilir ve yabancı maddelerden arındırılır. Solunan hava soğuk olursa akciğeri üşütür. Tozlu olursa tahriş eder. Kuru olursa, akciğeri ve solunum yollarını kurutur’ diyor. Kadehçi, burun orta direği eğriliği, nezle, polip, sinizüt gibi nedenlerle burnun tıkanması halinde ağızdan nefes alınmak zorunda kalınacağına işaret ederek, şu bilgileri veriyor:
HAVA NEMLENMELİ
‘Ağızdan alınan havanın da nemlendirilmesi lazım. Ağız içinde burundaki gibi bunu yapabilecek bir sistem yok. Bu nedenle kuru hava, dudakların, diş etlerinin, dilin, yanakların ve yutağın mukozasının nemini alarak kurutur. Burnu tıkalı olanlar bu nedenle uykudan uyandıklarında perişan olurlar. Dudakları çatlar, diş etlerinde gerilemeler, dillerinde kuruluklar oluşur. Bunun sonucunda da kronik farenjit dediğimiz hastalık ortaya çıkar. Eğer dudaklar, dil, diş etleri ve yutak bu şekilde sürekli tahriş oluyor, nemini kaybediyor, partiküllerle, tozlarla tahriş oluyorsa bu bronşite ya da akciğerlerde başka problemlere de yol açabilir.’
Erkeği bıktıran davranışlar

* Sevgiliniz fazla konuşmayı sevmeyen ve sakin yapıda biriyse sürekli üzerine giderek “Bir derdin mi var? Niçin konuşmuyorsun?” gibi sözlerle onu bunaltmayın. Böyle davranmakla aslında iyilik yapılmadığını vurgulayan uzmanlar; erkeklerin, kadınlar kadar çok konuşmayı sevmediğine dikkat çekiyor.
* Onu çok seviyor ve merak ediyor olabilirsiniz ama bu onu günde 10 kez aramanızı gerektirmez. Özellikle işyerinden saat başı sevgilinizi arayıp onu kontrol etmeniz onu sıkabilir.
* Hesabı genelde erkekler öder ancak bırakın bunu içinden geldiği için yapsın. Eğer her zaman hesap ödeme görevini ona bırakıyorsanız, kendilerini kullanılmış gibi hissederler. Zaman zaman siz de hesap ödemeyi teklif edin.
* Erkekler gözyaşlarından etkilenir ve hiçbir erkek bir kadını ağlatmak istemez. Ne var ki; her şeye ağlarsanız, sizinle doğru dürüst konuşamayacak ve söylemek istediklerini söyleyemeyecek.
* Erkeklerin, içlerinden geldiği gibi davranmayı sevdiğine ve sürprizlerle dolu bir hayat istediğine dikkat çeken uzmanlar, şunları kaydediyor: “Siz birlikte olacağınız akşamın programını çok önceden yaparsanız, erkekler çok sevdikleri sürprizleri yaşayamaz. Fazla üstlerine düşerseniz, hareketlerinin kısıtlandığını düşünür. Planlama huyundan vazgeçemiyorsanız, en azından havayı yumuşatın. Ona öneri yapın, emir vermeyin. Böylece kendine de söz hakkı verdiğinizi düşünür ve rahatsız olmaz.”
















