Temmuz 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ara    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  
UserOnline
Üye: 10 / Kategori: 30 / İleti: 33 / Yorum: 10 / Sayfa: 4

Posts Tagged ‘iş’

PostHeaderIcon Bu soruya yanıt vermek zorunda mıyım?

 

Yaş, ırk, cinsiyet, hastalık, dil, din ve medeni hal… Bu konularla ilgili sorular sormak genellikle hoş karşılanmasa bile, çoğu işverenin sorduğu sorular ve daha da önemlisi bu konularla ilgili soruları sorma tarzı konusunda pek de seçici ve dikkatli olduğu söylenemez. Sizi rahatsız eden sorularla karşılaştığınızda bunlara ne olursa olsun cevap vermek mi doğru; yoksa soruya itiraz etmek ve duyduğunuz rahatsızlığı dile getirmek mi?
Mülakatı yapan kişinin aklından tam olarak nelerin geçtiğini bilemezsiniz. Bu nedenle gerçekten bilinçli olarak mı yoksa sadece eğitimsiz bir mülakatçı olmanın bir sonucu olarak mı bu tip soruyu size yönelttiğini anlamanız pek de kolay değildir. Örneğin orta yaşlıysanız ve mülakatçı size üniversiteden mezun olduğunuz yılı soruyorsa, bu sorunun yaş ayırımcılığı nedeniyle mi yoksa sadece ortamı yumuşatmak ve mülakatı açmak için mi sorulduğunu ayırmak zordur. Bu durumda mülakatçının esas niyetini sesindeki tonlama ve soruyu sorma tarzından anlamaya çalışmaktan başka bir seçeneğiniz yoktur.
Bu tip bir durum karşısında ne yapabilirsiniz? Karşınızda üç seçenek var…

PostHeaderIcon Mülakat Rehberi

 
 Mülakatı yapan kişi, sizi ilk gördüğü andan itibaren, dış görünüşünüden sizinle ilgili varsayımlarda bulunacak, sizinle ilgili bir intiba edinecektir ve bu hem mülakat sürecini hem de sonrasını etkileyecektir. Bu mülakatı yapan kişi üzerinde, hakkınızda silinmesi çok zor olan bir ön yargı oluşturacaktır.

Profesyonel niteliklerinizi kağıt üzerinde işverene aktarmanız, iş görüşmesine davet edilmeniz için ilk ve en önemli aşamayı oluşturur. Fakat sadece özgeçmişiniz vasıtası ile bir iş teklifi almanız imkansızdır. İş teklifi almanızı sağlayan yegane yöntem, işveren ile yapılacak mülakattır. Mülakatın iki yönlü bir bilgi alışverişi olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Mülakatı yapan kişi sizi potansiyel bir çalışan olarak görmek, profesyonel ve kişilik özelliklerinizi tanıyabilmek için, sizde iş ve tanımını, çalışılacak yer, firmanın potansiyeli, faaliyetleri ve geleceği hakkında daha fazla bilgi toplamak için bilgi alışverişinde bulunursunuz. Mülakatta etkili bilgi alışverişinin oluşmaması, mülakat sonrasında hem firma hem de aday açısından uzun vadede çok sakıncalı sonuçlar ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bir mülakatının aday için olduğu kadar, mülakatı yapan kişi içinde stresli bir tecrübe olduğu bilinmelidir. Uzmanlar mülakatta başarılı olmanın ilk şartının heyecanın önlenmesi olduğu görüşünde birleşmektedirler. Fakat insanın geleceğini doğrudan etkileyen, maksimum bir saatlik bu tecrübe sırasında, heyecanını önlemesini tavsiye etmek oldukça hayalci görülebilir. Ortaya çıkacak stresle başa çıkmanın tek yolu mülakata her yönüyle hazırlıklı olarak gitmekdir.

Read the rest of this entry »

PostHeaderIcon Başarılı Bir Mülakatın Püf Noktaları

Başarılı Bir Mülakatın Püf Noktaları

İyi geçmesi muhtemel bir mülakatın en önemli koşulu, o mülakata hazır olarak gitmektir. Mülakata gittiğiniz firma, başvurduğunuz pozisyon ve firmanın genel politikası hakkında ne kadar çok bilgi sahibi olursanız, o mülakata o kadar iyi hazırlanmışsınız demektir. İyi hazırlanmanın sonucu da, mülakatı yapan kişiyi o kadar etkileyebilmek ve firmanın başarısına yapacağınız katkıları o kadar iyi açıklayabilmek anlamına gelir. Unutmayın ki, genelde sorulmayan ama bütün mülakatların ana teması olan � Neden bu pozisyon için sizi alalım?� sorusunun cevabını doğru vermek sizi yüzlerce kişinin önüne geçirebilir.

Öncelikle bilinmesi gereken kurallardan biri, mülakatı yapan kişiye her zaman tam anlamıyla güvenemeyeceğinizdir. Karşınızdaki kişinin, bu konuda yeterli eğitimi olmayabilir ya da yalnızca kötü bir gün geçiriyordur. Bir diğer ihtimal de baskı altında kaldığınızda nasıl davrandığınızı anlayabilmek için size yıldırıcı sorular soruyor olmasıdır. Önemli olan şu ki, bunları önceden kestiremezsiniz. Bu yüzden mülakatınızı yapan kişinin �doğru soruları� sormasını beklemeyin. Bunun yerine, kariyeriniz ve performansınızla ilgili önemli olduğuna inandığınız noktaları, size yöneltilen soruları cevaplarken doğru yerlerde karşınızdakine iletmeye çalışın. Bunu yapabilmek için de söylemeyi istediğiniz noktaları mülakata gitmeden önce kafanızda oluşturmanız size yarar sağlayacaktır.

Aşağıdaki muhtemel mülakat sorularına göz atın.

Read the rest of this entry »

PostHeaderIcon İş görüşmesinde en çok yapılan 4 hata

Çok iyi hazırlanmış bir özgeçmişe sahip olsanız da eğer görüşme sırasında iyi bir performans gösteremezseniz bu özgeçmişin hiçbir değeri yoktur. Maalesef bu sıkça karşılaşılan bir durum. İş arayanlar bazen mükemmel bir özgeçmiş gönderirler ancak görüşmede çuvallarlar… Kariyer koçu Carole Martin’in paylaştığı bu ipuçları size iş görüşmelerinizde yardımcı olacak.

Read the rest of this entry »

PostHeaderIcon Sizi niye işe alalım?

Bu, birçok iş görüşmesinde karşılaştığınız bir soru değil mi? Birçoğumuz bu soruya tam olarak nasıl cevap vereceğini kestiremiyor. Cevap aslında çok basit, tek yapmanız gereken somut örnekler vermek.
Öz geçmişinize bir göz atın. Görev ve sorumluluklarınızı görüyor musunuz, ya sizi işe almakla işverene sağlayacağınız faydayı?
Özgeçmişinizde işverenin size iş almakla kazanacağı faydaya yer vermeniz iş arama sürenizi de kısaltacaktır. Bu o kadar da zor değil, yapmanız gereken biraz daha somut örneklere yer vermek. Günlük işlerinizi bir düşünün. İşinizi yapmanız şirkete ne gibi bir fayda getirdi. Bunları bir kağıda yazın. Sonuçlara odaklanın. Yazdıklarınızın kesin ve açık olmasına özen gösterin.
İşte size bir örnek: “Şirket kural ve prosedürlerinin uygulanması, işe yeni başlayanların eğitimi ve bölge ofislerinin iletişiminden sorumluyum” demek yerine “Çalışan ve bölge ofisleriyle çalışarak beş ay içinde üretimin % 15, satışın da % 23 artmasına katkıda bulundum. Ayrıca işe yeni başlayan 14 kişiye eğitim verdim; ki bunlardan 5′i kısa bir süre içinde terfi aldı” deyin.
Farkı görüyor musunuz? Somut verilerle yaptığınız işi açıklayınca işverenin sizi işe almakta nasıl bir fayda elde edeceğini de ona anlatıyorsunuz.
Yazar Kevin Donlin’in hazırladığı şu 3 yol size kendinizi nasıl tanıtacağınız konusunda yardımcı olabilir.
1. Her çalıştığınız yerde işvereninize kazandırdıklarınızı yazın. Karı arttırmak için ne gibi çalışmalar yaptınız.
2. Eğer şirketin kar yapmasıyla doğrudan ilişkisi olan bir bölümde değilseniz başarınızı parayla değil zamanla ölçebilirsiniz. Verimliliği arttırmak ya da zamandan tasarruf etmek için çalıştığınız yerlerde ne gibi çalışmalar yaptığınızı yazın.
3. Faydalara odaklanmanın başka bir yoluysa “sonuç olarak” ne yaptığınızı belirtmektir. Her bahsettiğiniz konunun sonuna “sonuç olarak” getirin. Örneğin, “Çalışanlar ve bölge ofisleriyle x problemini çözmek amacıyla çalışmalar yaptım. Sonuç olarak beş ay içinde üretimin % 15 satışın da % 23 artmasına katkıda bulundum.”
Kısaca kazandırdığınız ya da gereksiz harcanmasına engel olduğunuz parayı, zaman kazandırdığınız veya verimliliği arttırdığınız ve işinizi iyi yaparak iyi sonuçlar elde ettiğiniz durumları düşünün. Sizi işe almanın işverene sağlayacağı faydaları öne çıkarın ki bir sonraki işiniz için işverenler sizi bulmada fazla zaman harcamasınlar.
(kariyer.net)